KURABİYE CANAVARI DA KİMMİŞ BÖYLE ?
28/11/2009 ·
Bir gece kadının biri bekliyordu havaalanında, daha epeyce varmıs ucağının kalkmasına,hava alanındaki dükkanlardan
gazeteler,dergiler,kitaplar almış ve son olarak ta oturacak bir
yer bulmus kendine kitabına okadar dalmış ki yanında oturanadamı bile görmemiş
,
Yinede yannda oturan kadının çok güzel bir hanım olduğunu anlamış aralarındaki pakatten birer birer aldığını görmüş...Durmuş,bakmınmıs bakınmıs ve hala kurabiye ytediğinini görüyormus....sonunda pakatte son bir kurabiye kalmış,,demişki kendi kendine
_
:Bakalım şimdi ne yapacaksınız hanımefendi?...(içinden tabi)
ordaki kadın son kurabiyeyi de ortadan böldü birini ona birini kendine........
Uçağının kalkacağı anons edilince bir iç çekti rahatlamayla. Topladı eşyalarını ve yürüdü çıkış kapısına,
Dönüp bakmadı bile "kurabiye hırsızı" na.
Çantasına elini uzatınca, gözleri açıldı şaşkınlıkla.
Duruyordu gözlerinin önünde bir paket kurabiye?
Çaresizlik içinde inledi, "Bunlar benim kurabiyelerimse eğer;
Ötekiler de onundu ve paylaştı benimle her bir kurabiyesini!"
Özür dilemek için çok geç kaldığını anladı üzüntüyle,
Kaba ve cüretkâr olan,"kurabiye hırsızı" kendisiydi işte......
tamamen alıntı değildir
Yorum ( yok ) Yorum yaz!
Henüz Bebekken Yaşadığımız Bir Çok Olay...
3/11/2009 ·
Henüz çocukken herkez gibi bende veya bir kaç cocuk gibi özellikle ''Arife,Bayram,Ramazan''... gibi isimleri birer insan olarak görür ve insan isimleri sanardım adı üstünde tabii ''çocukken''.
Örneğin size bir anımı anlatıyım:
Daha 4-5 yasındayım.. Annemle babam evde terör estiriyor. Şaşkınlıkla sordum..
-Anne;bu temüzlikde ne olmadık yerde?
Annem:Yarın arife geliyor küçükler büyüklerin ellerini öper büyüklerse küçüklerin ceblerine bir miktarda olsa para koyarlar anlayacağın .........
Tabi ben dururmuyum? Anne arife teyze de kim ?
Annem:-kızım arife teyze diye bir akrabamız yok arife demek .....bayramın öncesi demek.....
:Tamam. Böylesi iyiymiş,bende bayram abi gelince konusurum ama bayram abide kim ?
: Kızım bayram tüm aile bireylerinin yan yana gelip özlem giderdiği ve çok güzel bir gün ismidir. bayramda kurban keseceğiz çünkü bu bayramın adı ''kurban bayramı''..
Anne bu bayram abi,arife teyze,ve kurban abi de kim diyorum sen bana ne anlatıyosun.....
-kızım kaç kez söyleyeceğim ben bayram abi,arife teyze,kurban abi diye birileri yok!
: ozaman gelicek gelicek yarın dediniz kişiler de kım hem söylüyosunuz ondan sonrada apık sapık şeyler diyorsunuz.........
Annem bu konuşmadan sonra bana her şeyi anlattı meğer bu isimler bayram denilen eğlenceli ve güzel bir günün isimleriymiş....... İnsan yaşı büyüdüğünde bir çok şeyi çok iyi anlıyor. Hikayemi dinlediniz için saolun...
Yorum ( yok ) Yorum yaz!
KELOĞLAN MASALLARI
30/10/2009 ·
Portakalı soydum,
Başucuma koydum.
Portakal çok güzelmiş,
Afiyetle yenirmiş.
Turuncu rengi ile
Vitaminler verirmiş.
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde derler ya, peki bu evvel zaman ne zaman ?
Gökyüzünde oynayan cüceler, yeryüzünde koşturan kuşlar aman pek bir hoşlar. Kuşlar niye yeryüzünde, cüceler neden gökyüzünde dersen, ben bilmem
. onlar öyle yapmışlar .
Ülkenin birinde bir portakal ağacı yaşarmış, öyle bir ağaçmış ki her yerden bu ağacı görmeye gelirlermiş. Dalları gökyüzüne kadar uzanan bu ağaç, aslında sahiden de görülmeye değermiş. Ağacın etrafı mis gibi portakal kokarmış. O ülkedeki bütün çocuklar portakal yemeye bayılırlarmış. O ağaca C vitamini deposu derlermiş. .
Günlerden bir gün, uzaklardan bir cücücenin geldiği haberi duyulmuş. Bu parmak kadar bir cüceymiş. Anlatılanlara göre bu cüce, gördüğü portakal ağaçlarını köklerinden tutupyiyor ve içindeki bütün vitaminleri hoop midesine indiriyormuş. Onun köklerinden vitamin içtiği ağaçlar kısa bir süre sonra kuruyup gidiyormuş. Bunu duyan ülke halkı o cücenin portakal ağaçlarına . zarar vermesini engellemek için ne yapacaklarını düşünmeye başlamışlar. Tam portakal ağacının yanında büyük bir toplantı düzenlemişler. Toplantıya 7`den 77`ye herkes davetliymiş.
Ülkenin en yaşlıları fikirlerini söylemek için ağacın etrafına toplanmışlar. Kulaklarına gelen haberlere göre cüce ülkelerinin sınırları içine girmiş bile. En yaşlı bilge. ``O cüce portakal ağacımıza hiç bir şey . yapamaz , buna izin veremeyiz `` diyerek söze başlamış. Saatlerce konuşmuşlar ama içlerinden bir tanesi bile çare bulamamış. En sonunda kalabalığın arasında fırlayan bir çocuk
:
Bunları o cüceye anlatsak, onunla konuşsak bizi anlamaz mı acaba ? diye sormuş.
Cüceyi bulmadan bunu yapabilmeleri imkansız olduğu için cüceyi aramaya başlamışlar.Her yere haber bırakmışlar. ` Parmak boyunda bir cüce görenlerin onu portakal ağacından uzak tutmaları gereklidir` diye sokaklarda bağırmışlar. Bu arada portakal ağacının yanında beş nöbetçi birden bekliyormuş
Sabah çok erken bir saatte nöbetçilerin bağırışlarıyla herkes sokaklara dökülmüş. Portakal ağacının yanına gelenler, olup bitenleri izlemeye başlamışlar. Parmak boyundaki cüce çıkmış portakal . ağacının tepesine oturmuş ve şarkı söylüyor. Küçük çocuklardan biri :
- Bizim portakal ağacımızı yemeyeceksiniz değil mi ? demiş.
Cüce kahkaha atarak gülmüş:
- Hayır tabi ki, hayır, ben portakal ağacı yemem, portakal yerim. Hem niye yiyecekmişim portakal ağacını o kadar güzel görünüyor ve o kadar güzel kokuyor ki. İçindeki c vitamini sayesinde nasıl enerji veriyor baksanıza.Hem ağacı kökünden kurutsam, bir daha portakal bulabilir miyim sizce ?
Ülke halkı o gün cüceye bol bol portakal ikram etmiş. Cüce bir kaç gün onlara misafir olmuş. Bir daha başkaları hakkında söylenen şeyleri iyice araştırmadan karar vermemeye çalışmışlar. Portakal ağacı mı ? Bakın hala yerinde ve c vitamini deposu portakallarını herkesle paylaşmaya devam ediyor.
Yorum ( yok ) Yorum yaz!
